ABD, Suriye Muhalefetini Tanımaya Yöneliyor
The New York Times (www.nytimes.com)
29 Kasım 2012
WASHINGTON — Amerikalı yetkililer Perşembe günü yaptıkları açıklamada, ABD'nin Suriye muhalefetini, siyasi yapısını tam olarak geliştirmesiyle birlikte Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıma yolunda ilerlediğini bildirdi.
Grubun tanınması kararı, Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton'ın 12 Aralık'ta Fas'ta katılması beklenen, sözde Suriye Dostları toplantısında duyurulabilir. Bu, Obama yönetiminin Beşar Esad yönetimini sona erdirme ve Suriye'yi kasıp kavuran şiddeti durdurma yollarını değerlendirirken karşı karşıya olduğu en acil karardır.
Başkan Obama bu hamleye onay vermemiştir ve konuya karar verilecek toplantılar henüz yapılmamıştır. Yönetim içindeki tartışmalar, diplomatik tanınmanın sonuçlarına ilişkin yasal konular, böyle bir hamlenin Suriye'de siyasi bir geçiş için Rus desteğini kazanma çabalarını nasıl etkileyebileceği ve en önemlisi muhalefetin durumu hakkındadır.
İngiltere, Fransa, Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyi, geçen ay ABD ve diğer ulusların ısrarıyla Katar'ın Doha kentinde yapılan ve genişletilip yeniden yapılandırılan muhalefeti şimdiden tanıdı. Muhalefetin resmi adı Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu'dur.
Hikaye hakkında yorum yapan ODFS Direktörü Ribal Al-Assad şunları söyledi:
“Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu'nun Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak tanınmasına karşı ABD hükümetini güçlü bir şekilde uyarıyorum, zira bu kapsayıcı bir grup değildir.
“Suriye muhalefetini birleştirmek üzere Doha, Katar'daki son toplantıdan önce, Bakan Clinton ‘Suriye'nin her kesimine ve her coğrafi bölgesine hitap eden bir muhalefete ihtiyaç var’ demişti. Ancak Doha'daki toplantıya pek çok büyük grup dahil edilmedi. Dahası, toplantıya katılan grupların seçilme süreci nasıldı? Neden başkaları değil de onlara ‘meşruiyet’ tanınıyor? Dolayısıyla, yaklaşık 300 kişiden oluşan bu grubun Suriye halkının tek meşru temsilcisi olamayacağı açıktır. Bu sadece toplantıya katılan grupların bir birleşmesiydi. Bu nasıl gerçekten kapsayıcı ve temsilci olabilir?
“Dışlanan başlıca muhalif gruplar Ulusal Koordinasyon Komitesi (UKK), Kürt Demokratik Birlik Partisi (PYD), Suriye Ulusal Demokratik Konseyi (SNDC), Suriye Devletini İnşa Etme ve Suriye'deki iç muhalefetten birçok başka grup oldu. Dolayısıyla Koalisyon, tanımı gereği Suriye'nin her kesimini ve her coğrafi bölgesini temsil etmemekte veya onlar adına konuşmamaktadır. Bu nedenle güvenilir bir muhalefet veya göreve hazır bir hükümet değildir. Ayrıca bu koalisyonun üçte birinin itibarsızlaştırılmış SKK'dan oluştuğu da unutulmamalıdır.
‘Suriye Dostları’ toplantıları, tüm muhalif grupları içermeli ve demokratik ülkelerde yapılmalı, bu ülkelerce denetlenmelidir. Orta Doğu'daki diktatörlükler, sadece demokrasi olmamaları veya dürüst arabulucu olmamaları temeli üzerine, Suriye için demokrasi planlarının aracılığını ve denetimini yapmamalıdır.
“Suriye'nin Dostları‘ toplantılarına katılan tüm taraflar, Suriye'de çoğulcu temsili bir demokrasiye, şiddetsizliğe, hukukun üstünlüğüne, tüm vatandaşlar için temel hakların korunması ve teşvik edilmesine, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne, din, etnik köken veya cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşların hukuk önünde eşitliğine, dini çoğulculuğa ve Kofi Annan Planı ilkelerine, yani çatışmanın askerden arındırılmasına, ateşkes, silah akışının sona erdirilmesi, diyalog ve Suriye liderliğinde barışçıl bir geçişe bağlılıklarını imzalamalıdır.
“Suriye'deki tüm muhalif grupları kapsayıcı, demokratik ve barışçıl bir geçişin gerçekleşmesi için tek bir platformda bir araya getirmeleri konusunda ABD ve AB'ye çağrıda bulunuyorum.”